• Şadiye Kaya

Çift Terapisinde Çiftler Arasında Yaşanan Anlaşmazlıkların Çözümü


Çiftler mutlu bir ilişki kurmak için genellikle ilişkilerinde çatışma ve kavgaların yaşanmamasına dair işlevsel olmayan bir beklentiye girebilmektedir. Bu nedenle çiftler aralarında yaşadıkları anlaşmazlıklarda birbirlerini suçlama eğilimindedir.

İlişkilerde çoğu zaman partneri değiştirmeye çalışmak olumsuz sonuçlar ortaya çıkarır. Genelde çift terapisine başvuran kişilerin şikayetlerinde karşı tarafın sorunlu olduğu, ilişkisinde sorunların çözülmesi için karşı tarafın değişmesi gerektiğini, ilişkileri ancak bu şekilde sağlıklı olabileceğini savundukları için çiftler sorunlarını çözebilme konusunda bir çıkmaz yaşamaktadır. İlişkilerin başlangıcında yaşanan problemler %69 oranında tekrar etme eğilimi göstermektedir. Çatışma, ilişkiler için kaçınılmazdır. Ancak ilişkinin yıkılmasına ya da ilişkide mutsuz olmaya neden olan şey çatışmanın kendisi değil; çatışma esnasında ortaya çıkan ve giderek yükselen negatif etkenlerdir (Gottman ve Schwartz Gottman, 2015).

Çoğu ilişki çatışması çözülebilir değildir, ancak çiftler arasındaki kalıcı kişilik farklılıklarına dayalı olarak çatışmalar “sürekli”dir; bu daimi çatışmanın bir kısmı yıkıcı bir şekilde “çözülemez, çıkmaz” hale gelir, ancak sorunlar çözülemez olsa bile daha yapıcı diyalog biçiminde de anlaşmazlıklar devam edebilir. Bu yapıcı diyaloglar sayesinde partnerler arasında yaşanan anlaşmazlıklar ilişkiyi yıkıma götürmeden sağlıklı bir şekilde yönetilebilir.

Yani siz ilişkinizin başında hangi konuyla ilgili tartışıyorsanız ilişkinizin 20. Yılında da aynı konuyla ilgili tartışma konusu olma ihtimali %69. Eşinin sorumluluklarını yerine getirmediği eleştirisiyle başlayan çatışma ilişkinizin 20. Yılındaki konu yine bu konu olabiliyor.

Yaşanan anlaşmazlıklar sonucu her iki tarafta kendi haklılığını karşı tarafa dayatmaya çalışarak güçlü bir anlaşmazlık meydana getirir. Aslında her iki tarafta kendine göre haklı olduğu kısımlar vardır. Fakat bu haklılıklarını kabul etmekte zorlanan çiftler birbirlerine karşı anlayış ve saygı gösterme ihtimalleri de oldukça düşüktür.

Bir anlaşmazlık yaşadıkları konuda konuşmaya kalktıklarında yoğun hissettikleri olumsuz duyguyu karşı tarafa yansıtır bu nedenle ilişkide yine bir kilitlenmiştik durumu meydana gelir. Ortaya çıkan yoğun duygunun (öfke, üzüntü, hayal kırıklığı, v.b.) düzenleme noktasında sorun yaşayan bireyler çatışmanın giderek daha fazla tırmanmasına neden olur. Çift, birbirlerini anlamak için değil, birbirlerine üstün gelmek ve haklı olduklarını kanıtlamak için birbirleriyle tartışır. Bu haklılık kavgasının kazanan tarafı olmayacaktır. İlişkilerinde bu yıkıcı kavgaların olmasına neden olan diğer faktörler ise mahşerin dört atlısı olarak bilinen Eleştiri, Savunma, aşağılama ve Duvar örme (küsme) davranışlarıdır.

İlişkide yaşanan çıkmazlar sonucunda ise çiftler sorunlarının asla çözümü olmadığını ve anlaşamayacaklarına dair güçlü bir inanç oluşturabilmektedirler. Anlaşamayacaklarını, sorunlarını çözemeyeceklerini düşünen çiftler bir süre sonra birbirleri ile olan iletişimini kesmeye başlama ihtimalleri oldukça yüksektir. Birbirlerinden her geçen gün uzaklaşan çift aynı evin içerisinde iki yabancı olmaya başlayabilir. Sorunların konuşulmadığı, problemlerin çözümü olmadığına olan güçlü olumsuz inançlar aldatmaları da beraberinde getirebilir.

Sorun yaşayan çiftlerin diğer bir özelliği ise çatışma esnasında nazik bir yaklaşım içeresine girememe durumudur. Sorunlar hakkında konuşmaya başladıklarında kendi duygularını ifade etmekten ziyade karşı tarafı suçlama eğilimi içerisindedirler. Suçlanan diğer çift ise suçlu olmadığını kanıtlamak adına karşı tarafta hissettirdiği olumsuz duygunun sorumluluğunu almak yerine kendini savunmaya başlar. Anlaşmazlık yaşanan bir konuda sert bir başlangıç olduğunda çiftler anlaşma yoluna gitmekte zorlanır. Sert başlangıçlar ilişkide yaşanan çatışmanın gidişatını olumsuz etkiler ve yüksek bedensel uyarılma yaşattığı için kırıcı cümleler karşılıklı olarak çiftler birbirlerine savurur. İlişkide yaşanan anlaşmazlıklarda ilişkilerini iyi yönetebilen kişiler daha çok nazik bir yaklaşım söz konusudur. Partnerini eleştirmekten ziyade sorunla ilgili partnerinin olumlu bir özelliğini belirtir, anlaşmazlığı konuşmaya takdir edici bir cümle ile başlar. Kendi hissettiği duygusunu samimi bir şekilde ifade eder ve karşı taraftan ihtiyacı olan şeyi belirtir. Anlaşmazlık yaşanan konuyla ilgili kendisinden fedakarlık etmeye hazırdır. Çatışma yaşanırken partnerler birbirlerine mizah yapabilir birbirlerine şefkatli davranabilmektedir. Aynı zamanda anlaşmazlık konuşulurken bedensel olarak gergin değil tam aksine bedenleri rahattır ve kendilerini gergin hissetseler bile yatıştırabilme becerilerine sahiptir.

Çift terapisinde de amaçlarımızdan biri çiftlerin sağlıklı çatışma yönetebilme becerilerini geliştirebilmektir.

Sizde ilişkinizde ortaya çıkan anlaşmazlıklarda çatışmayı yönetme becerilerinizi geliştirmek için destek alabilir daha yaşanabilir ve mutlu bir ilişki evi inşa edebilirsiniz.



Şadiye KAYA COŞGUN Mustafa COŞGUN

Uzm. Klinik Psikolog Uzm. Klinik Psikolog




53 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Travma sonrası stres bozukluğu (TSSB), gerçek bir ölüm ya da ölüm tehdidi, ağır yaralanma, bireyin fiziksel bütünlüğünü tehdit eden bir durumla karşılaşması, böyle bir duruma tanık olma gibi ağır trav

EMDR (Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme), insanların rahatsız edici yaşam deneyimlerinin sonucu olan semptomlardan ve duygusal sıkıntılardan kurtulmalarını sağlayan bir psikoterapi

Depresyon Nedir? Depresyon; nasıl hissettiğinizi, nasıl düşündüğünüzü ve nasıl davrandığınızı olumsuz etkileyen yaygın ve ciddi bir tıbbi hastalıktır. Neyse ki, aynı zamanda tedavi edilebilir. Depresy